Sohbet

22 Ağustos 2016 Pazartesi

Oburda.Net Hasret Sözleri Güzel Sözleri

ilaç olur derler zaman
Bence bu çok büyük bir yalan
Acıdır zamandan hep baki kalan
Tadınca anlar bu tadı insan

Su uyusa uyumazmış düşman
Savaşa karşı gelen çok pişman
Sevdiğine var gücünle koşman
Gerekse bile yapmaz her insan

Gururmuş aşkı bizde yok kılan
Aslında o küçücük bir yılan
Mutlu mesut yaşar onu kıran

Kırmayansa hep kaybeden insan

11 Temmuz 2016 Pazartesi

Nigde Keriz Sohbet

-Sen şeriatten çıkıyorsun.

-Şeriatten çıkana Allah lanet etsin!

-Lanet. lanet!

-Ben mye şeriatten çıkıyonuıı ki'.'

Molla şöyle devimi etti.

-Şıınur. için şeıiattcn çıkıyorsun; şeriatın emirlerine uyanıyordun. Nikah şartlanın yetine getirmeyi istemiyordun.

Zeynep, imamın söylediklerinden bir şey an Utmadığı için cevap vcntıedi. Molla devanı etti.

-Şimdi sen Hudayar Bcy*in helal zevcesi olduğunu bilmiyor musun sanki?

Zeynep, hayretle.

-Yani. sen. benim Hudayar Bey'iıı karısı olduğumu ıııu söylüyorsun? Peki, ben kime Hudayar Hey’e vanntn rızası vermişim ki, onun karısı olayını?

Kastimdi, elini göğsüne hızla vurarak araya girdi.

-Bak, bana verdin. Sen beni, hu adamların yanında ve etmedin mi? Sen beni vekil ettin. Böyle şey inkar edilir mi?

Zeynep, bir ah çekti.

-Peki, ne diyeyim, sizin dediğiniz, olsun.

Molla sözüne devam etti.

-Çok garip. Şimdi de benim yanımda, Kasımali'yi vekil] ettiğini, kabul ettin Peki daha sözün ne?! Neden, gidip kcıı isteğinle kocanın evine girmiyorsun? Seni zorla mı götürs leı istiyorsun? Rüsva ederek mi götürsünler? Rezillikle mİ' götürsünler?

Başkan çubuğu mm külünü yere boşaltıp, tekrar dold maya başladı ve Zeynep'e döııiip yiiksek sesle ve öfkey devam etli.

-Bak, ey kadın, gözünü aç, gözümün içine bak. JIu yar Bey, karım Zeynep, benim evimi bırakıp kemli evin bulunuyor,hana itaat etmiyor diye şikayet elmiş. Kudı, ba mektup yazmış. Eğer sen kendi isteğinle gidip, koeanuı evi de oturmazsan,seni it ölüsü gibi sürükleyerek götürtürü Buna emin ol. aklını başına topla!

5 Temmuz 2016 Salı

Sohbet'le Soyle ki Soyle Sohbet Odaları

KIZ SEVGİLİ — (Kendini Şadı Hey'in kollarına bırakır) Ohhh!

(Bir süre, har rüyadaki gibi sıyrılıp gönden kaybolur. Şaıli olduğu yerde kalır. Meserret 'lanım da etkilenmiştir. Çözlerini diker, »onunu bekler gibidir.)

MESERRET H. - Ee, sonra? Şadi Bey!

ŞADÎ BEY — (Silkinir) Efendim.

MESERRET II. - Sonra?

ŞADÎ BEY — (Dizlerini uğuşturur.) Hava ne kölıi değil mi? MESERRET H. — Hava mı? Ha. kötü ya.

ŞADÎ BEY - Birden kemiklerim sızlamaya başladı. Ama az önce sulamıyordu.

MESERRET H. — Gençliğinizi yaşıyordunuz.

ŞADI BEY — Doğru, gençliğimi yaşıyordum. Gençliğimi. Gençliği hayal etmek bile, canlandırıyor insanı.. Yaa. tik aşk unutulmazmış. değil mi?

MESERRET H. - İlk aşk.

ŞADÎ BEY — Siz hatırlıyor musunuz?

.MESERRET H. - Çok uzakta kaldı.

ŞADİ BEY' — Bana da öyle geliyordu anıa, birden yakınıma geliverdi. Siz de şöyle bir yoklayın kendinizi. Ne zamandı? Nasıldı?

MESERRET 11. — Unutmuşum.

ŞADİ BEY - Şimdi?

MESERRET 11. - Hayal meyal.

ŞADİ BEY - Kaç yaşmdaydınız.

MESERRET H. - Yaşım?- (Hatırlar gibi) Galiba onbeş yaşındaydım. Evet. evet. Hatırladım. Böyle bir sonbahar günüydü.

ŞADÎ BEY — Kim bilir ne heyecanlıydınız?

En Tatli Hasret Sözleri En Güzel Şiirler

Gamlı bir Hasret Sözler şairem gam ehliyem men
Bir kez doya, doya gülmedim hele
Talih yüz dönderip, yardım etmir baht
Yüklenip sırtıma dert şele, şele
Takatim galmadı yorgunum lele
Şaşmışam zamanın hengamesine
Düşmüşem feleğin mengenesine
Dalmışam hüzünlü gam deryasına
Ömür yavaş, yavaş tükenir bêle
Takatim galmadı yorgunum lele
Gel Musa bu gamlı deryada yüzme
Zamane bed olmuş derd ehli gezme
Sende rahat yaşa özünü üzme
Ne dilersen yüce Allahtan dile
Takatim galmadı yorgunum lele...
Ömür yavaş, yavaş Hasret Sözleri tükenir bêle

29 Haziran 2016 Çarşamba

denizli soyle sohbet

 avıış. bu mektubu IIz.Abhas'a göttll'ümün. Kocamı

 alıkoyana Hz.Abbas düşman olsun. İmam düşman


 cebinden bir deste kağıt çıkarıp. Muhammet* • i. emminin mektubunu bu kağıtların içine koydu, kağıt koltuğunun alıma sıkıştırdı. Atın başını çevirerek. *1 «iiıkle konuşlu.

limmi, bacı, hiç üzülmeyin.

defihedengi sitemi gerilişi gerdun ltchıcr zikilayati- ilahi siperi nisl’

I liç kederlenmeyin, ne yapalım, bu yıl olmadı; inşallah, ı selâmet verirse, bitim vermezse, inşallah gelecek yıl • lı iı/ Hiç dert etmeyin. Klbcttc, her kim sizi bu mübarek M m. İni sevap yoldan alıkoyup, mani olduysa, mutlaka Al-l u-.il,i ona gazap edecektir. Eder. eder. Kîmezse olmaz, ı ı vlıııoz? Bunların hepsi şaka nu?! Buna Kerbela yolu ıl ı İliç üzülmeyin. İnşallah mektubunuzu ulaştırırım. İnil ılı kabul makamına da ulaşır.

<, avuş, atına kamçj vurup, müııacatma başladı. Muham-i ıh.ıvııı ve karısı biraz dalıa durup, ağlayarak eve döndüler.

• 'ğlen vaktiydi. Kerbelayılann hepsi bölük böltik köyün •' unla, mezarlığın yanında toplanıp, imam mezarlığını ı • eılip yola çıkmak için büytik bir meydanda dizilmiş-

t »rada hayli topluluk vardı. Kadın cıkeğe, erkek kadına ııışiı Kiıııi yayan, kimi atlı. Bazısı ağlıyor, bazısı »ülü-ı m Ama ağlayanların çoğ» kadınlardı.

< iiııkü kadınların yüreği yufka olur. Bazısının kardeşi, mm oğlu, bazısının kocası gidiyordu. Atların kişnemeklerin anırtısı, kadın ve çocukların ağlaması birbirine '• l> ıışu çıkıyordu.

Iserhclaytlar inıam mezarlığım ziyarel edip, meydana 11 ılışır. Akrabalarıyla kucaklaşıp. Öpüşerek, ağlaşarak • idiler, »itmeye hazırdılar. Çavuş, meydana çıkıp, so- liinacata başlaüırDcmck ki,

28 Haziran 2016 Salı

izmir keriz sohbet

izmir keriz sohbet, sen ona binip ziyafete gideceksin. Ayıp be koca  ayıp!

Kınlın. Allah aşkına yakamı bırak! Benim derdim, bana iı Şimdi artık ne yapalım? Iludayar Bey, eşeği götüreli mı saat oluyor. Artık gidip eşeği ondan alıp, adamı yarı ı.ı ı koyamam ya! Adam, nede olsa, büyüktür. İnsanın yitıe ' 'In.şcr. Bir eşek yüzünden muhtarı nusıl incitirsin? Kşcği inıiip, akşam yine alıp getirecek ya!

Peki, ben nc yapayını? Gel şimdi Ahmet'i avut bakalım Nasıl uyulacaksan? Ben yavrumu ü/er miydim? Hem h ne yüzünden? Bakalım Hudayar Bev’le nc alıp vereceğin

Muhtarsa, kendine muhtar! Onun muhtarlığının sana I ıvdası mı var?

İzzet, dışardan Ahmet’in ağlama sesini işitip sustu. Ahmet, , kendini yine kuıu yere allı, ağlamayu devam etli.

Vah henim eşeğim, vah! Vallahi ana, Hudayar Bey. şeh-

Utrmüş, orada eşeğe taş yükleyip köprü yapmaya gölü ekler. Vah, vah. vah!...

biraz ağlayıp, deminki gibi kalkıp dışarı kaçtı.

Muhammethasau emmi, oğlunun ardından ne yana git-ııı görmek için avluya çıktı; ama Ahmet çoktan gözden olmuştu. Mtıhammcthasan, yine eve girip, karısına oğ-ı göremediğini söyledi. Bu sonuncu olay, fzzet'i daha çok I elendirdi:

etendi, Allah scııi kalıretsin! Çabuk git bak, çocuk ı. ve gitti? Hey Allah’ım ben ne yapayım? Bey, vallahi,

et delidir. Kendini kaldırıp kuyuya atar.

Kadın, başımı hangi taşa vurayım? Ne bileyim, ııe yana ' ıp gitti?

ayağa kalktı., eski mavi çarşafı başına örtüp şunları söyledi.

Bey. babana lanet! Hudayar Hey, anana lanet!

 uyar Hey, baban mundar olsun. Babanın haşri Ömer’in ,  kopsun, Iludayur Bey!

uzaklaştı, anık sesi duyulmuyordu. Muhammeıha- çekip, kilimin üslüne oturdu, sırtım duvara

27 Haziran 2016 Pazartesi

Ankara Sohbet

Neredeyse, sağ bacağı sofranın içindeydi. Kerbelavı Cafer dc diz üslü oturmuş, yüz üstü ekmeğin içine eğilmişti. Öyle ki. bunumun siniye değmesine a: kalıyordu.

Ckmeği yiyip bitirdiler. Kcrbclayı Cafer, sofrayı, kapları toplayıp bir yuna bıraktı, ikisi de ellerini silip, kenara çekildiler. Hudayar Bey, güçlükle bir nefes ulıp, çubuğunu aldı, doldurup tutuşturdu, biraz çektikten sonra, Kcrbclayı Caler'e doğnı uzattı.

Cafer emmi, bana yedi manat. Nasıl olursa olsun, işimi halletmelisin.

 Cafer hemen cevap verdi:

Hudayar Bey. peygamber hakkı için bende yok. Olsaydı. hangi namussuz esirgerdi?

Sende yoksa, başkasından bul. Nihayet, onu buııu bilmem, ne yolla olursa olsun, bulup vereceksin.

Cafer, biraz düşündükten sonra dedi ki,

Vallahi, iyi diyorsun, ama bu asır çok bozuldu. Şimdi adamın elinden tutacak öyle hir Allah kulu hani? Kime gidip, bana yedi maııal lâzım desem, getir yanıma, on yedi nıaııatlık bir şeyi rehin bırak diyecek.

İliç zararı yok. ne ayıbı var. Sen öyle bir adam bul ki, bana yedi manat versin, ben onun yanında on yedi munullık bir şeyi rehin bırakayım. Daha diyeceğin var mı?

 Cafer emmi, yine biraz düşünüp, cevap verdi:

Şimdi, senin yanında rehin koyacak neyin var ki?

O senin üstüne vazife değil. Sen parayı bul, bak koyar mıyım, koymaz mıyım?

Senin nasıl bir şey rehin koyacağını benim bilmemem olur mu? Belki paramın sahibi, senin bıraktığın şeyi kabul etmez.

Hudayar Bey. biraz dııraladı. Çubuğunu alıp doldurmaya başladı.  Cafer'e bakarak yavaşça dedi ki

Kerbelavı Cafer emmi, kimden olursa olsun, bana yedi manat bul. Getirdiğim eşek rehin olsun. Ne zaman, senin paranı verirsem, sen dc eşeğimi hana geri verirsin.